29 Ağustos 2008 Cuma

Acil Demokrasi

Çocukluğunda televizyonu her açtığında doğudan gelen ölüm haberlerini izleyen bir nesil olan bizler için lanetlenesi bir nostalji oluştu bu günlerde.

Hala demokrasi hedeflerini gerçekleştirememiş olan ülkemizde terör ve kürt sorunu ile ilgili hiçbir somut adım atılamamıştır. Bu hem devletimiz hem de halkımız için geçerlidir. Onlarca yıldır yaşadığımız sorunlar sanki yepyeniymiş gibi ne yazık ki hala aynı çözüm yollarına başvuruyoruz.

Tarih 17 Ekim 2007...

Parlamento büyük bir iştahla sınır-ötesi operasyonu (tezkere) onayladı ve geri sayım başladı. Türk silahlı kuvvetleri, Kuzey Irak’a girecek ve terör kamplarını imha edecek. Plan size de fazla basit gelmedi mi ? Yıllardır güneydoğu da sürdürülen harekatlardan, harcanan milyarlarca dolardan hangi kazancı sağlayabildik ki ? Bu toprağın çocuklarının, üzerlerinde kurgulanan çeşitli düzmecelerle terörist olup, kardeşlerini öldürmelerini engelleyebildik mi ?

Yıllardır uygulanan militarist devlet politikaları, kardeş katlini önleyemediği gibi topraklarımız içerisinde de görünmeyen sınırlar çizdi.

Topraklarımızda sağduyunun esamesi okunmamaya başladı.

Türkiye tüm bunların tartışmasını verirken beklenmedik bir haberle karşılaştık :

Tarih 21 Ekim 2007

Haber, hepimizin daha önce onlarca kez saldırı ve ölüm haberi duyduğumuz bir yerdendi, Yüksekova ! 12 askerimiz haince bir saldırıda öldürüldü. P.K.K tarafından gözleri kör edilen ve haince oyunlarla insana özgü akıl kullanma yöntemlerinden yoksun bırakılan, bu topraklarda doğan ve burda doyan 32 insan da cabası.

Kuzey Irak’ta kökü kurutulacak olan terör tam içimizdeydi. Yine canımızı bu topraklarda yakmıştı.

Aslında asıl karmaşa da bu noktada başladı.

Tüm Türkiye terörü yüksek sesle lanetledi. Ancak sokaklarda bambaşka bir durum hakimdi. Sevgililerine bir demet çiçek götürürken kıpkırmızı kesilenler, meydanlarda intikam naralarını hiçbir utanç göstermeden atabiliyordu. Cafe ve barlarda oturan insanlara saldırırken yüzlerinde sadece kin vardı. Parti binaları ateşe veriliyor, sol parti ve örgüt binalarına gururla molotof kokteyleri atılıyordu. Provakatörler bir kez daha en iğrenç yüzleriyle karşımızdaydı. Duygusal ve fevri halkımız da bir anda bu komplonun bir parçası haline geliverdi. Onlar da milletvekillerimiz gibi ani ve duygusal bir tepki vermişlerdi. Geçmişi bir anda unutmuş ve tek çözümün tetiğin çekilmesinde olduğunu haykırmışlardı.

Ve terör ortaya çıkışındaki amacına ulaşmış, halkı sağduyudan uzaklaştırmış, tüm ülkede kaos yaşanmasını sağlarken, akli yeteneklerimizi bir anda harap etmiştir.

Böyle zamanlarda deja-vu yaşamaktan sıkıldıysak, bıktıysak topraklarımızda kan akmasından ve usandıysak “gel tezkere” türküsünü söylemekten, tek bir seçeneğimiz var :

Acil Demokrasi !

Dimdik ayakta duracak bir demokrasi hamlesi, başkalaşan ve kendini her geçen gün geliştiren terör illetine karşı en geçerli yanıt olacaktır. Siyasi partiler, medya organları, sivil toplum ve her kesimden halkımızla istikrarlı bir ilerleme sağlamalı, tetiğin ucundaki parmaklarımızı çekmeliyiz. Unutmayalım ki elimizdeki silah geri de tepebilir !

Demokrasi kültürünün içinde barındırdığı kardeşlik duygusunu muhafaza çağrısı yapmak, terörün temelinde yatan, kaos yaratma ve toplumu akli yollara başvurmaktan alıkoyma gibi amaçlarına ket vurmaya yeterli olacaktır. Bu huzur ortamı terörün kökünü kemireceği gibi Kürt yurttaşlarımızın da sorunlarına panzehir olma özelliği taşıyacaktır. Tam bu noktada DTP’ nin parlamento da olması Türkiye için emsalsiz bir şanstır. Teröre sıfır taviz veren bir DTP ile Kürt vatandaşlarımızın haklarının savunulması, onlara verilen değeri en somut biçimde ortaya koyacak, sorunların çözümünde demokratik sistemin avantajlarını altın tepside önümüze sunacaktır.

Şimdi şöyle sakince oturup, provakatörlerin oyununa alet olmadan, geçmişte kazandığımız tecrübelerle, tüm bu olayları ve potansiyel sonuçlarını tefekkür etmeliyiz. Yozlaşmış ve geçersizliği evrensel olarak yüzlerce kez kanıtlanmış çözüm yollarından arınıp, tek seçenek olan demokrat duruşu sergilemek zorundayız.

( Radikal Genç ,30 Ekim 2007, Tahsin Bilge AVCI )


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder